Sigarayı bırakmanın gerekliliği ve tütünün say say bitmez sakıncaları konusundaki yazıları okumuyorum. Eli sigaralı bir okuyucu olduğum için konumum konuya uygun değil. Üstelik bu ve beşbenzemezi yazılar, özünde sigaranın insana ne denli zarar verdiğini anlatır, bunu kanıtlamak için ıkınır ve sıkınır. Her gün dünyada kaç kişinin sigara içtiği için öldüğünün istatistik sayılarını kenar süsü olarak barındırır. O gün dünyada, sigara içmemesine rağmen ölen insan sayısından söz etmez. Genellikle hayatında hiç sigara içmemiş, tütünü ağzına sürmemiş ve aklını sağlıkla bozmuş, gayet sinir tipler tarafından yazılır bu yazılar.
Biz tütün içiciler, hepimiz çok iyi biliyoruz ki sigara sağlımız için hiç de iyi bir şey değil ve bunun bize uzun uzun anlatılmasına hiç gereksinimimiz yok; çünkü biz işin bilincinde olarak sigara tüttürmeyi sürdürmekteyiz. Neden diyeceksiniz! Deyin ! biz size;
- İçiyorsak sebebi var!
gibi bir arabesk açıklamada bulunmak zorunda değiliz.
Kimisi sigara içmeden kitap okuyamaz, kimisi araba kullanamaz. İnsanlar için genelde yaptığı işin arkadaşı olmuştur sigara, bu yüzden sigarayı bırakamazlar ya da sigarayı bırakınca yaptıkları o işi de bırakırlar.
Yazar Gabriel Garcia Marquez, kendisine sigara yasaklandıktan sonra yazarlığı bıraktığını, artık yalnızca gazetecilik yapabileceğini açıkladı. Ama yıllar sonra yeni bir kitapla çıktı karşımıza. Gizlice sigaraya mı başladı? Sigarasız yazmayı mı keşfetti? Sigarayı yaptığı işin olmazsa olmaz arkadaşı sananlar , gerçek tütün içiciler değildir. Gerçek bir içici, sigara içerken başka hiçbir iş yapmaz ve sigara içmeyi yaşar. Örneğin ilk nefesle ikinci nefes arasında önemli fark vardır, son nefes bambaşkadır. Küllükte bir an dinlendirilmiş, külü uzamış, silk beni haline gelmiş bir sigaradan alınacak nefes ve keyif elbette çok özeldir. Bunu ayırtına varmayan, sigarayı küllükte unutan, ikide bir sigarası sönen bir içici ciddiye alınacak bir tütün içici değildir. Sigarası ağzında sünen tiplerse, içici olarak ciddiye alınmaması gerekenlerdir.
Doktorun tavsiyeleriyle kendi zaafları arsında gelgit yaşayarak günde belirli sayıda sigara içenler, o sayıyı azaltmaya uğraşanlar, içiciden sayılmazlar. Doğru dürüst bir içici, günde kaç adet sigara içtiğini bilmez, o yalnızca paketteki son sigaraya ulaşmadan önce yeni bir paket alması gerektiği bilincindedir.
- Bırakıcam bu sigarayı!
diye güne başlayan ve öğlene dek diş gıcırdatarak sigara içmemeyi başaran kimi kendine eziyet tipler, öğle yemeğinden sonra;
- Yakmıyacam , öyle ağzımda dursun!
Diye bir sigarayı sinirle iki dudağının arasına yerleştirir. İkindiyi bulmadan da ;
- Hiç sigara içmeyip yüz yaşıma kadar ot gibi mi yaşıyacam!
ferahlatıcı mantığına ulaşır ve ateşler tütünü. Bu, bıraktım bırakıcam tipler de tütünün keyfine varamadan tütün ziyan edenlerdir.
Tütün içilecekse keyfine varılarak içilmelidir. Bir nargile içicisinin muhteşem keyfini göz önüne getirin. İçici nargileyle bütünleşmiştir, başka hiçbir olayla ilgili değildir, bir elinde marpuç, öbür elinde maşa, gözü tömbekide, derinlemesine yaşamaktadır olayı. Hiç nargile içerken cep telefonuyla konuşan görmedim örneğin.
Bu yüzden, yani sıradan bir tütün tüketici olmadığım için, sigara içmekten muhteşem bir keyif aldığımdan tütünle vedalaşmayı düşünmüyorum.
Canım sıkılınca bir sigara yakıyorum.içince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum, fakat bütün bunların bende bir alışkanlık yapmasından korkuyorum. bu düşünce bende efkâr yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, her efkârlandığımda sigara yakmanın bende bir alışkanlık olmasından korkuyorum. canım sıkılınca sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım.
Ferhan Şensoy - Eşeğin Fikri / Tütüncül
